şarap aktiviteleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şarap aktiviteleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2011 Perşembe

Kayra Yemek-Şarap Eşleştirme Atölyesi (Devam)…

22 Şubat Salı akşamı Kayra Wine Center’da Şarap-Yemek eşleştirme atölyesindeydim. Etkinlik, Kayra Akademi’den Cüneyt Bey ve Ayça Hanım’ın keyifli sohbetleri, Mimolett Restoran’ın enfes yemekleri ve Kayra’nın Amerikalı şarap uzmanı Daniel O‘Donnel’ın seçtiği Kayra Şaraplarıyla bütünleşti.
Etkinlikte 5 çeşit yemek 5 farklı şarapla bütünleştirilmiş. Yemeklerin genel olarak şaraplarla uyumu üzerinde durularak hangi yemekle hangi şarabın daha uygun olabileceği hakkında ilginç konular konuşuldu.
Şimdi teker teker etkinlikte sunulan yemeklerin ve şarapların analizini yapalım:
-          Somon Konfit, Karamelize Mevsim Sebzeleri ile – Vintage Chardonnay 2009
Yemekten önce kısa bir şarap tadımı yapıyoruz. Kayra’nın Kaliforniya stili şarabı Vintage Chardonnay 2009 rekoltesi Sur Lie (tortusu üzerinde) yöntemiyle yapılan bir şarap. Dışa doğru yeşil altın tonlara sahip bir saman sarısı renginde. Burun meşenin yoğun kullanıldığını hissettiren bir aroma yoğunluğuna sahip. Buram buram vanilya ve tereyağı aromalarını arkadan sarı elma ve çok hafif narenciye takip ediyor.
Damakta tam gövdeli, yoğun, kremamsı bir kıvama sahip. Burundaki yoğun vanilya ve tereyağımsı aromalar damakta biraz daha dengeli en azından burundaki kadar baskın değil. Asidite orta seviyede ve şarabın uzun bir bitimi var.
Şarabın etiketinde tam olarak üzümün geldiği yer belli olmadığından, Cüneyt Bey bize bu şarapta kullanılan üzümlerin Tekirdağ’daki farklı Chardonnay bağlarından geldiğini anlattı.
İlk gelen yemeğimiz “Somon konfit” altında karamelize mevsim sebzeleri ve yanında “tereyağı, yumurta sarısı, elma sirkesi ve limon kabuğu” ile hazırlanmış bir sos ile geldi. Somon yoğun ve dengeli bir kıvamda pişirilmiş, kenarları veya üstü kuru değil. Gerek tereyağlı sosla gerekse de karamelize mevsim sebzeleri ile iyi bir bütünlük yakalamış.
Vintage Chardonnay’in tereyağımsı ve kremamsı dokusu buradaki karamelize sebzeler ve tereyağlı sosla bütünleşen somonla iyi bir birliktelik sağlamış. Genel olarak açıkçası ben yemeği şaraba göre daha başarılı buldum, bu da sanırım Chardonnay’de bu tarz yoğun meşe aromalarını pek tercih etmediğinden olmalı.
-          Uykuluk Sote, El yapımı Limon Reçeli ve Kekik Salatası ile Kayra Terra Kalecik Karası Roze 2009
Bu yemekte içtiğimiz şarabımız Terra Kalecik Karası Roze 2009 burunda frambuaz, çilek, ayva reçeli ve kırmızı meyve aromalarına sahip. Damak çilek ve frambuaz aromalarının hakim olduğu bir yapıda. Yüksek asitli ve ortanın üstünde bir bitişe sahip. Denizli’de üretilen Kalecik Karası üzümlerinden yapılmış bu şarap bence çok başarılı bir roze.
Uykuluk sotede “dana uykuluk” kullanılmış. Kızgın tavada çift taraflı pişirilip uykuluğa dana et sosu konuluyor. Hafif köri, tuz ve karabiber ile tatlandırılıyor. Limon reçeli buradaki asiditeyi sağlayan başlıca unsur ve bence yemeğin çok keyifli olmasına büyük katkı sağlamış.
Yemekteki başlıkta “kekik salatası” diye yazan aslında bir nebze Lübnan mutfağının değişmezi olan “Tabuleh” salatasının değişik bir versiyonu. Tabuleh’deki başlıca malzeme olan bulgur burada kekik ile bütünleşmiş. Yalnız dikkatimi çeken burada kullanılan kekik bildiğimiz keskin aromaların tam tersine daha “taze” diyebileceğimiz bir aromaya sahipti. Bu da yemeğin dengesini ve bütünlüğünü korumuş.
Tabakta yer alan sos ise “Port sosu” yani Porto şarabının çektirilmesi ile yapılan bir sos, özellikle uykuluk ve tabuleh ile iyi bir bütünlük sağlamış.
Günün tartışmasız yemek-şarap eşleşmesi açısından en uyumlu ikililerden biriydi diyebilirim Uykuluk ve Kalecik Karası roze için. Ancak burada elbette, uykuluğun yanındaki diğer unsurların yani limon reçelinin, tabuleh ve port sosunun da kalecik karasındaki asidite ve gövde yapısıyla bütünleşmesini göz ardı etmemek gerek.
-          Deniz Levrek, Sote, Deniz Mahsullü Kaneloni ve Karides Sosu ile Vintage Boğazkere 2008
Kayra’nın şarap yapım uzmanı Daniel O’Donnel’ın önerisi olan günün en ilginç eşleştirmesi hiç şüphesiz, karides sosu üzerinde deniz mahsullü kaneloni ile deniz levreği yanında aromatik ve sert tanenli bir Boğazkere ile beraberliği oldu.
Önce yine şaraptan başlarsak, koyu mor tonlar içeren koyu yakut rengindeki şarapta ön burunda meşenin yoğun hissedildiği kahvemsi, çikolatamsı aromalara arkadan dağ çileği, mürdüm eriği, hafif vişne aromaları eşlik ediyor.
Denizli’deki Boğazkere bağlarında üretilen üzümlerden yapılan şarap, damakta beklendiği gibi tanen yapısı yönünden baskın, gövdeli ancak asiditesi düşük bir şarap. Böyle bir şarabı deniz mahsulleriyle eşleştirmek biraz çılgınca gelebilir ancak elbette denemek lazım diyoruz…
Efendim bu yemek bana göre günün en başarılı yemeklerinden biriydi. Müthiş yoğun ve sürprizlerle dolu bir yemekti. Deniz levreği önce kızgın tavada pişirilip ardından 3 dakika kadar fırına veriliyor içinin nemli dışının “crispy” kalması için. Bu anlamda pişirme tekniği açısından başarılı olmuş.
Deniz levreğine eşlik eden kaneloni ise benim favori İtalyan hamur işi türlerinden. İçine patates, tarhun, kekik, karides ve limon konulmuş, püre halinde kaneloni’lerin içine dolduruluyor.
Tabağın temel sosu olan karides sos içinse patates, limon suyu, elma sirkesi ve karides püresi kullanılmış. Yoğun çorbamsı kıvamda bir sos bu ve bence zaten “Boğazkere” ile yemeğin en azından “el ele” tutuşmasını sağlayan unsuru oluşturuyor.
Tabakta ayrıca sosun içerisinde körili ufak bir deniz tarağı da var ve yemeğin bütünlüğüne katkı yapan ufak bir sürpriz…
Şimdi bu yemek ve şarap üstüne biraz daha konuşmak lazım gerçekten. Aslında böylesine yoğun ve gövdeli bir yemek için aklımıza gelmeyecek bir şarap Boğazkere. İlk düşündüğümüz en başta içtiğimiz “Vintage Chardonnay acaba nasıl gider?” sorusuna yanıt aramak oldu. Yoğun tereyağımsı ve kremamsı kıvamdaki Vintage Chardonnay bu yemekle uyumlu gitti bir nebze de olsa. Belki, Vintage Boğazkere birkaç sene daha bekletilip tanenler biraz daha dizginlendikten sonra bu yemekle denense fena gitmeyebilir gibi. Ama ben yine de, gövdeli, yoğun ve fazla soğutulmamış bir beyaz şarap içmeyi (belki iyi bir Bourgogne beyazı) daha uygun buluyorum bu yemekle.
-          Kuzu Pirzola, Sote, Patlıcan ve Domates Salatası, Mini Mimolett Sucuğu ve Lavanta Sosu ile, Vintage Shiraz 2009
Bu yemekte içtiğimiz yoğun mor röfleli tonlara sahip bir kırmızı renge bürünmüş Vintage Shiraz tamamen Denizli Güney’deki Shiraz bağlarından yapılıyor. Burunda yoğun orman meyveleri aromalarına, önden gelen karabiber ve karışık baharat aromaları eşlik ediyor. Damakta bana daha çok Avustralya Shiraz’larını anımsatan Vintage Shiraz, sahip olduğu baharatsı yapısıyla yemeğimizin sadece adına bile bakıldığında iyi bir eşlikçi olacağını çoktan ortaya koymuştu bile.
Yemeğin sunumunda Kuzu Pirzola’nın “orta” pişmiş olması üzerinde duruldu ki, Türk insanı eti daha çok “iyi” pişmiş sever ve hafif kanlı et gördüklerinde “bu et pişmemiş” der.
Velhasıl, benim sevdiğim bir hikaye vardır, dünyanın en büyük şeflerinden Fransız “Guy Savoy”un en önemli müşterilerinden olan 2007’de vefat eden Rusların büyük “çello” sanatçısı ve “kompozitörü” Rostropovich, bir gün Guv Savoy’un restoranına gelir ve süt danası böbreği sipariş eder. Guv Savoy da kendisine hangi pişirme şeklini (az, orta veya iyi pişmiş) tercih ettiğini sorar. Rostropovich’İn cevabı sanırım her şefin duymak istediğidir: “Sence ben 300 kişiye karşı çalarken onlara nasıl çalmam gerektiğini soruyor muyum?”
Ben gerek pirzolayı gerekse diğer et yemeklerini “orta-az” pişmiş bir kıvamda tercih ediyorum. Tabi bu bir tercih meselesi ama bana göre bu kıvam bir et için en keyifli pişme kıvamı.
Yemeğe gelelim… Kuzu pirzolanın altında patlıcan ve domatesli “chutney” var. Et sosu ve domatesle pişirilen patlıcanlar yemeğe hafif bir asidite de kazandırmış. Ama belki de esas başyapıt Mimolett sucuğu olmalı, zira bu sucuktaki baharat kıvamı şarapla da inanılmaz bir bütünlük sağladı. İşin sırrı tabi uzun pişirmede ve dinlendirmede, zira uzun sürede pişirilip ardından 1 gün dinlenip sonra et sosunda tekrar pişiriliyor ve böylece kıvamı ve yoğunluğu daha da artıyor.
Bu yemeği bir de Kalecik Karası Roze ile deneyelim diyoruz. Sanırım patlıcan “chutney” yüzünden olsa gerek, şarabın ve chutney’İn asiditesi burada anlamlı bir birliktelik sağlıyor. Fakat ben yine de Shiraz’ın bu yemekle iyi bir bütünlük yakaladığı düşüncesindeyim.
-          Krem Brule, Ronnefeldt Earl Grey ve Chill Out Çayları ile Kayra “Madeira” Şarköy Öküzgözü – Boğazkere 2005
Gecenin son yemeği tabi ki tatlı… Bir Fransız klasiği “Krem Brule” burada 2 değişik tarzda yapılmış. Ronnefeldt Earl Grey, Bergamut ve Siyah Çay ile Chill Out ise Yasemin çayı ve Melisa ile… Krem Brule için Yumurta sarısı ve Krema emülsifiye çaylarla demleniyor, sonra fırında 100 derecede pişirilip ardından üzeri yakılıyor ve hemen servis ediliyor.
Gelelim bu tatlıya eşlik eden Kayra Madeira 2005’e… Benim çok sevdiğim tatlı şaraplardan olan Madeira 2005 artık adını değiştirerek piyasada “Madre” olarak varlığını sürdürecek, zira malum “Madeira” ismi zaten Portekiz’in Atlas Okyanusu’ndaki adasına ait ve adanın şarapları da aynı isimle anılıyor.
Burunda karamel, kahve, vanilya, kuru meyve aromalarına damakta çikolata, fındık ve yine kuru meyve aromaları eşlik ediyor. Bence iyi bir tatlı şarap bu ve Krem Brule’nin karamelize dokusuna gerçekten iyi eşlik ediyor. Krem Brule’deki çay aromaları çok baskın değil, kremamsı doku da hafif ve ağırlık hissi yaratmıyor. Türkiye’de yediğim en başarılı krem brule diyebilirim.
Sonuçta genel bir değerlendirme yaparsak, başarılı ve çok güzel bir etkinlik oldu. Şarapların kendi karakterlerinin yemeğin bütünüyle nasıl uyumlu olabileceğini, yemekte kullanılan bir sosun farklı bir şarapla nasıl uyumlu olabileceğini, asidite ve gövdenin gerek şarap gerekse yemek açısından nasıl bütünleşmesi gerektiğini anlatan faydalı bir etkinlikti.
Bence bu tarz etkinlikleri daha da geliştirip alternatif tatlarla ve özellikle Türk mutfağı üzerinde yoğunlaşmakta fayda var ki Kayra zaten “Türk Mutfağında Şarap Algısı Platformu” adında bu konuda etkinlikler düzenledi geçtiğimiz dönemlerde. Umarım bunun devamı da gelir yakın zamanlarda…

23 Şubat 2011 Çarşamba

Yıllanmış Türk Kırmızı Şarapları - Kör Tadım Sonucu

Daha önce bahsettiğim İzmir'de 19 Şubat Cumartesi günü Vedat Milor, Mustafa Çamlıca, Ahmet Gök, bendeniz ve Şarap Tutkunlarının (Ayhan Güleyen, İlker Özdemir, Arif Öncü ve Umay Çeviker) katıldığı "Yıllanmış Türk Kırmızı Şarapları" kör tadımında şarapları 4 kategoride değerlendirdik.

Kategori bazında şarap tadım sonuçları aşağıdaki gibi oluştu:


1. KATEGORİ - KLASMAN DIŞI ŞARAPLAR (Klasman dışı şaraplar etikette üzüm cinsi belli olmayan veya diğer kategorilerden farklı üzüm cinsine sahip şaraplar)

1987 Atatürk Orman Çiftliği Boğakanı - 72.0 PUAN
1996 Kavaklıdere Özel Carignan - Alicante - 67.3 PUAN
1996 Doluca Özel Kav - 65.8 PUAN
1992 Doluca Antik - 63.1 PUAN
1990 Kavaklıdere Dikmen - 60.1 PUAN
1997 Pamukkale Çalkarası - 59.4 PUAN
1980 Kutman Papazkarası - 56.0 PUAN
1996 Bortaçina Adakarası - 55.6 PUAN
1994 Efem Bağcılık Poseidon Papazkarası - ŞARAP ETİKETİ HATALI - DEĞERLENDİRME DIŞI BIRAKILDI

2. KATEGORİ - KALECİK KARASI
1970 Kavaklıdere Özel / Kalecik Karası ağırlıklı kupaj - 74.3 PUAN
1999 Kocabağ Kalecik Karası - 65.6 PUAN
1995 Kavaklıdere Kalecik Karası - 64.3 PUAN
1998 Kutman Kalecik Karası - 53.7 PUAN
1998 Efem Bağcılık Poseidon Kalecik Karası - ŞARAP ETİKETİ HATALI - DEĞERLENDİRME DIŞI BIRAKILDI


3. KATEGORİ - ÖKÜZGÖZÜ - BOĞAZKERE MONOSEPAJ VE KUPAJLARI
1999 Turasan Boğazkere - 71.1 PUAN
1995 Kavaklıdere Boğazkere - 69.1 PUAN
1999 Kavaklidere Öküzgözü - 68.9 PUAN
1992 Kavaklıdere Selection Öküzgözü - Boğazkere - 66.1 PUAN
1999 Kutman Öküzgözü - 55.4 PUAN

4. KATEGORİ - CABERNET SAUVIGNON - MERLOT MONOSEPAJ VE KUPAJLARI
1999 Sarafin Cabernet Sauvignon - 70.6 PUAN
1998 Gülor Cabernet Sauvignon - Merlot - 69.1 PUAN
1998 Sarafin Merlot - 59.6 PUAN
1999 Sevilen Merlot - 58.3 PUAN
1999 Sevilen Cabernet Sauvignon - 57.9 PUAN


Genel değerlendirmede puanlardan da anlaşıldığı gibi şarapların çoğu yıllanma potansiyeline sahip olmayan şaraplar. Dikkate değer şaraplar 1987 Atatürk Orman Çiftliği Boğakanı (benim puanım 72), 1970 Kavaklıdere Özel Kav Kalecik Karası (aslında ben bu şaraba 56 puan vererek tadımcılar arasında en cimri puantör oldum fakat toplamda 74.3 puanla günün en çok puan toplayan şarabı oldu, ben daha çok damağımda bıraktığı pas ve acı tonlar yüzünden kırdım puanı), 1999 Turasan Boğazkere (Açıkçası benim için gecenin sürprizi bu şaraptı, puanım 74 ), 1999 Sarafin Cabernet Sauvignon (puanım 75 ) ile 1998 Gülor Cab. Sauvignon - Merlot kupajı (99 Turasan Boğazkere ile "bana göre" içilebilir düzeydeki bir diğer şaraptı, puanım 77 )

Dikkat çeken belli başlı hususlar şöyle:
- İlginç bir şekilde şarapların hiçbiri buşone değildi,
- Şarapların çoğu özellikle burunda belli başlı bukelere sahipti (kuru meyveler, pekmez, reçel ve hayvan derisi, toprak gibi). Ancak iş genel olarak damakta da bittiği için damaktaki dengesizlik, burundaki bukelerin hemen hemen çoğunun şarapta damağa yansımaması ve bitimlerin çoğunun damakta "paslı demir" ve ekşimsi tatlar bırakması şarapların yıllanma yetersizliklerini göz önüne koyuyordu.
- Çok ilginç bir şekilde aslında kendi üzümlerimizden yapılan şaraplar daha iyi puan aldı. Bu da şarapçılarımızın Cabernet veya Merlot üzümlerini yakın zamana kadar iyi işleyemedikleri tezini doğruladı.

Sonuçta çok ilginç şarapların tadıldığı ve tadımın yanında müthiş eğitici sohbetlerin yapıldığı bir etkinlik oldu. Emeği geçenlerin ellerine sağlık...

20 Şubat 2011 Pazar

Kayra Wine Center Şarap-Yemek Eşleştirme Atölyesi

Bugünlerde şarap tadım programım bir hayli yoğun :) 19 Şubat'ta İzmir'de düzenlenen Vedat Milor ve Şarap Tutkunlarının düzenlediği "Yıllanmış Türk Kırmızı Şarapları" tadımının ardından, 22 Şubat akşamı Kayra Wine Center'ın Mimolett restoran ile birlikte düzenlediği "Şarap-Yemek Eşleştirme Atölyesi"ndeyim...

Mimolett’in şefi Murat Bozok ve Kayra’nın şarap yapım uzmanı Daniel O’Donnell tarafından oluşturulan atölyede tadılacak yemekler ve şaraplar aşağıdaki gibi:

- Somon Konfit ve Karamelize Mevsim Sebzeleri ile Vintage, Chardonnay 2009
- Uykuluk, Sote, El Yapımı Limon Reçeli ve Kekik Salatası ile Kayra, Terra Kalecik Karası Roze 2009
- Deniz Levrek, Sote, (Starter porsiyon) Deniz Mahsüllü Kaneloni ve Karides Sosu ile Kayra Vintage, Boğazkere 2008
- Kuzu Pirzola, Sote, Patlıcan ve Domates Salatası, Mini Mimolett Sucuğu ve Lavanta Sosu ile Vintage, Shiraz 2009 
- Krem Brule, Ronnefeldt Earl Grey ve Chill Out Çayları ile Kayra "Madeira" Şarköy, Öküzgözü & Boğazkere 2005


Güzel bir aktivite olacağa benziyor... yakında değerlendirmelerimi paylaşmak dileğiyle...

Vedat Milor ve Şarap Tutkunları ile "Yıllanmış Türk Kırmızı Şarapları Tadımı"

Bu haftasonu İzmir'de Vedat Milor ve Şarap Tutkunlarından Ayhan Güleyen, Mustafa Çamlıca, İlker Özdemir, Umay Çeviker, Arif Öncü ve Keyif Notlarından Ahmet Gök'ün katıldığı "Yıllanmış Türk Kırmızı Şarapları" tadımına katıldım.

Tadımdaki şaraplar oldukça ilginçti ve müthiş eğitici keyifli sohbetlerle dolu bir tadım oldu.

Tadım için yanımda götürdüğüm Efem Bağcılık Poseidon marka 1994 Papazkarası ve 1998 Kalecik Karasının sahte etiket basılan yeni rekolte şaraplar çıkması da tadımdaki ilginç anlardan biriydi.

Tadımdaki şaraplarla ilgili genel değerlendirmemi yakında paylaşacağım, şu an sadece tattığımız şarapların listesini yayınlıyorum:

1970 kavaklidere özel kalecik karası
1980 kutman papazkarasi
1987 boğakanı atatürk orman çiftliği
1990 kavaklıdere dikmen
1992 doluca antik
1992 kavaklıdere ö küzgözü-boğazkere
1994 efem bağcilik poseidon papazkarası (diskalifiye oldu)
1995 kavaklidere kalecik karası
1995 kavaklidere boğazkere
1996 doluca özel kav
1996 bortaçina adakarası
1996 kavaklidere özel carignan alicante
1997 çalkarası pamukkale
1998 efem bağcılık poseidon kalecik karası (diskalifiye oldu)
1998 kutman kalecik karası
1998 sarafin merlot
1998 gülor cabernet sauvignon-merlot
1999 kocabağ kalecik karası
1999 kavaklidere Öküzgözü
1999 kutman öküzgözü
1999 turasan boğazkere
1999 sevilen merlot
1999 sevilen cabernet sauvignon
1999 sarafin cabernet sauvignon